Ana Sayfa   Hakkımızda   Künye   Arşiv   İletişim

 

 

GELİŞEN OTOMOTİV SEKTÖRÜ ve ERP

Otomotiv sektörü, yapısal bir değişim geçiriyor. Orijinal ekipman üreticileri, imaj, tasarım ve pazarlama faaliyetlerine ağırlık verirken, tedarikçilerin pek çoğu, sistem ya da modül sağlayıcılar olarak işlev görüyor ve ürün geliştirme sürecinin ilk aşamalarında daha fazla sorumluluk üstleniyor.
 Birçok kişi otomobilin satışıyla birlikte işlemin tamamlandığını düşünse de aslında otomotiv sektöründe işin zor kısmı bundan sonra başlıyor. Teknik servis ve hizmetler süreci, müşterilerin sadakatine en çok etkiyen, en önemli süreçler.

Henry Ford’un “tüm otomobiller siyah olmalı” yaklaşımının üzerinden 100 yıl geçti ve bugün otomotiv endüstrisi yoğun bir rekabet ortamında iş yapıyor.

Entegre bir yapı, pazar şartlarına hızlı reaksiyon, operasyonların etkin yönetilmesi, kalite ve müşteri hizmetleri… Bunlar otomotiv sektörünün başlıca başarı kriterleri. Tüm bunları tek bir yapı içerisinde sağlamak hiç de kolay bir iş olmasa gerek. Her iş alanında olduğu gibi bu sektörde de müşteriler ve müşteri talepleri, işin en can alıcı kısmını oluşturuyor.

Dünyada ve ülkemizde yükselen ve yeni bir döneme giren otomotiv sektörü gerçekten de zorlu bir yapıya sahip. Üretimden dağıtıma, müşteri hizmetlerine kadar birçok alana yayılan süreçleri içeren bu sektörde başarılı olmak isteyen şirketlerin belirli kilit yetenekleri kendi içlerinde geliştirmiş ve uyguluyor olması büyük önem kazanıyor.

Müşteri beklentilerini ve fonksiyonel talepleri doğru tahmin etmek, bunları rakiplerden önce modellere yansıtmak rekabette ayakta kalmanın tek şartı. Üstelik bunu tüm bir değer zinciri içerisinde yapmak gerekiyor. Müşterilerin isteklerine anında cevap verebilmek, tüm alanlardan gelen müşteri iletişimini en doğru biçimde koordine etmek daha iyi bir hizmet vermenin en önemli adımları. Zira modeller çeşitlendikçe ve özellikler birbirine yaklaştıkça müşterilerin markalara olan bağımlılığı da azalıyor ve eldeki müşteriyi tutmak zorlaşıyor.

Otomotiv Pazarındaki Eğilim Nedir?
Otomotiv sektörü, yapısal bir değişim geçiriyor. Orijinal ekipman üreticileri, imaj, tasarım ve pazarlama faaliyetlerine ağırlık verirken, tedarikçilerin pek çoğu, sistem ya da modül sağlayıcılar olarak işlev görüyor ve ürün geliştirme sürecinin ilk aşamalarında daha fazla sorumluluk üstleniyor. Öte yandan, parça üreticileri de operasyonlarını iyileştirmek için uğraşıyor.

Otomotiv firmalarının mevcut ve gelecekteki belli başlı ihtiyaçlarını şu şekilde sıralamak mümkün:

• Kalite standartlarını karşılayacak kapasiteye sahip olmak
• Müşteri, tedarikçi ve pazaryerleri ile EDI/XML entegrasyonları
• Ürün geliştirme sürecine daha erken aşamalarda dahil olmak
• Müşterilerin daha düşük maliyet taleplerine yanıt verebilmek
• Öz kaynaklar ya da iş ortakları kanalıyla küresel düzeyde var olmak
• Ana iş dışında kalan konuları dış kaynak kullanımıyla çözmek

Gerek tedarikçilerin gerekse de hizmet veren bayilerin ortak sıkıntılarını çözmek için sığındıkları bir liman var; ERP SİSTEMLERİ. 

ERP’nin günümüzdeki tanımı nedir?

Bugün artık ERP konuşulurken sadece planlama fonksiyonundan bahsedilmiyor. ERP artık bir kurumun yaptığı işin bütününü yansıtan bir kavram olarak kullanılıyor. Diğer bir deyişle ERP bir kurumun tüm bileşenlerinin bir bütün olarak görülmesine imkân veriyor.

ERP, bir kurumun kendi iç süreçlerini bütünleşik bir yapıda gerçekleştirmeye imkan tanırken, işin kurum sınırları dışına taşan kısmının da desteklenmesini sağlıyor. Bu iki süreci birleştiren ERP çözümlerinin genel karakteristikleri şöyle özetlenebilir:

  • ERP uygulamaları, iş süreçlerini adresler.

  • ERP uygulamaları modüler yapıdadır.

  • ERP uygulamaları entegredir.

  • ERP uygulamaları kurumların sınırlarını aşar, müşterilerine, iş ortaklarına ve tedarikçilerine kadar uzanır.

  • Uçtan uca bir ERP çözümü, kurumun tüm iş fonksiyonlarını destekler.

ERP Tabanlı ve Müşteri odaklı süreç yönetimi göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek... Örnekleyecek olursak; örneğin, dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinden bir tanesinin pazara sunduğu, çok güzel özelliklere sahip bir kamyonetin belirli bir zaman sonra satışlarında düşme yaşandığı görülüyor. Buna anlam veremeyen üretici, müşteriler ile kapsamlı bir diyalog kurduğunda şu gerçekle karşılaşıyor: Kamyonetin kapıları, yokuş yukarı durumlarda çok zor açılıyor ve aracın yüklenmesi ve boşaltılması son derece meşakkatli oluyor. Bu bilgiyi alan üretici hemen daha hafif ve özel bir mekanizma ile desteklenmiş kapılar takarak modeli güncelliyor. Satışlar beklenenin birkaç katına çıkıyor.

Birçok kişi otomobilin satışıyla birlikte işlemin tamamlandığını düşünse de aslında otomotiv sektöründe işin zor kısmı bundan sonra başlıyor.

Teknik servis ve hizmetler süreci, müşterilerin sadakatine en çok etkiyen, en önemli süreçler. Burada yaşanacak olan bir aksilik, müşterilerin bir sonraki alım kararında başka alternatiflere gitmesini veya memnuniyet seviyelerinin düşük olmasını sağlıyor. Yine dünyaca ünlü bir otomobil üreticisi, müşterilerinin bakım bilgilerini bir merkezi veri tabanında oluşturmak ve belirli dönemlerde özel kampanyalarla araçları bakım servislerine getirtmekle hem müşteri memnuniyetini önemli ölçüde yükseltmiş hem de ilave gelir kaynağı yaratarak operasyonunu daha karlı hale getirmiştir.

Otomotiv dünyası ile ilgili bilinmeyenler ve merak edilenleri yazmaya çalıştığım bir yazım daha burada sona eriyor.

Otomotiv dünyası ile ilgili merak ettikleriniz, sorularınız ve konu başlıkları için lütfen fatih.gunes@merkon.com.tr den bana yazınız.

Saygılarımla.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Belge Gazetesi 2008