ANALİZ - HRW Başkanı Roth’un “insan hakları hassasiyeti“ terör mağdurlarına işlemiyor

11
Ocak
2017
20:35

Her fırsatta dünyadaki bazı ülkelere ’demokrasi dersi’ veren Soros ve Ford Vakfı destekli Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütünün (HRW) Başkanı Roth, 27 yıldır bu kurumun başında görev yapıyor Özellikle PKK“nın katliamlarını görmezden gelen Roth, terör mağdurlarından çok, kanlı terör saldırılarını düzenleyen teröristlerin insan haklarını savunmasıyla dikkat çekiyor 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ ve PKK yandaşlarına yönelik tedbirleri ’insan hakları’ gerekçesiyle eleştiren Roth, da
WASHINGTON (AA) - HAKAN ÇOPUR - Yıllık raporlarında Türkiye’yi adeta “yarı-demokrasi“ gibi değerlendiren Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütünün (HRW) 1993 yılından bu yana başında olan Kenneth Roth’un son dönemde PKK ve terör örgütünün siyasi uzantıları hakkındaki açıklamaları, “terörle arasına mesafe koymadığı“ eleştirilerine neden oldu.

Batı merkezli “insan hakları ihlallerini izleme“ örgütü olarak ortaya çıkan HRW’nin icra direktörü Roth’un keskin söylemler kullanarak, son dönemde Türkiye hakkındaki menfi yorum ve değerlendirmelerini artırdığı görülürken, kanlı katliamlar yapan terör örgütleri için “ama Kürt milislerin sivilleri bombalaması için hiçbir neden yok“ gibi yumuşak ifadeler kullanması dikkat çekti.

Ankara’nın, HRW gibi bazı kuruluşların yıllık insan hakları raporlarını “sorunlu“ ve “taraflı“ bulduğu bir dönemde, Türk siyaseti ve demokrasisi hakkında ağır ithamlarda bulunan Roth’un, “PKK’nın siyasi çizgisine sempatiyle bakan“ bir yaklaşım izlediği yorumu yapılıyor.

Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından hem Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) hem de PKK yandaşlarını hedef alan tedbirlerini “insan hakları sopasıyla“ eleştiren Roth, darbe girişimine maruz kalan Türk halkının mağduriyetine karşı “kayıtsız“ bir tavır sergiledi.

Roth’un hemen her cümlesini “Türkiye’de muhalif Kürt gruplara baskı yapılıyor“ sonucuna bağlaması, ancak PKK’nın ve uzantılarının terör eylemlerinden pek bahsetmemesi, HRW icra direktörünün demokrasi ve insan hakları yaklaşımının sorgulanmasına neden oldu.

- Roth’un son günlerdeki paylaşımları tepki topladı

Hemen her gün PKK’nın saldırılarına maruz kalan Türkiye’nin, örgüt ve yandaşlarına yönelik askeri ve siyasi adımlarını her söyleminde “baskı“ olarak kodlayan Roth’un, 10 Aralık’ta İstanbul Beşiktaş’ta düzenlenen terör saldırısından sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımlar da tepki topladı.

Beşiktaş’taki terör saldırısıyla ilgili sosyal paylaşım sitelerinden değerlendirmelerde bulunan Roth, saldırıyı bazı gazete haberlerinden takipçilerine aktardı.

Roth, Beşiktaş saldırısından iki gün sonra da twitter hesabında, saldırıyı düzenleyen terör örgütü PKK’nın uzantısı TAK hakkında, “Ama Kürt milislerin sivilleri bombalaması için hiçbir neden yok.“ gibi yumuşak ifadelere yer vermesi tepkiye yol açtı.

- Terörist yerine “Kürt milisler“

PKK’nın uzantısı TAK’ın 44 kişinin şehit olduğu terör saldırısını olmasına rağmen “sivilleri bombalanması için neden bulamayan“ ve saldırının faillerini “Kürt milisler“ olarak tanımlayan Roth, PKK’yı bir terör örgütü olarak görmediğini ortaya koymuş oldu.

Paris’te 2015 yılının kasım ayında düzenlenen terör saldırılarıyla ilgili açıklamalarında açıkça “terör“ vurgusu yapan ve DEAŞ’ı işaret eden Roth’un, PKK’nın terör saldırılarına aynı duyarlılığı göstermemesi, “iyi terörist-kötü terörist“ tartışmalarını akıllara getirdi.

New York Times gazetesinde 8 Aralık’ta yayımlanan ve kanlı terör örgütü PKK’nın “cinsiyet eşitliğine sahip olduğunu“ iddia eden makaleyi paylaşan Roth, Kürtlerin, PKK’nın ve HDP’nin cinsiyet eşitliğine sahip olduğunu, bunun bir tehdit olarak görüldüğünü savundu.



Yorumları ve açıklamalarıyla terör örgütü PKK’ya ve siyasi uzantılarına “sempatik“ bir yaklaşım sergilediği görülen, aynı hassasiyeti terör saldırısında hayatını kaybedenlere karşı göstermeyen Roth için, “terörle arasındaki mesafeyi koruyamadığı“ eleştirisi yapılıyor.

- “PKK’nın siyasi görüşleri hakkında sempati ifade etmek suç olmamalı“

Roth, 4 Aralık’ta “Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin Sincar’daki Yezidilere insani yardımların ulaştırılmasını engellediği“ yönündeki iddialarla ilgili değerlendirmesinde, terör örgütünün bölgedeki varlığını görmezden geldi ve “PKK’nın varlığı bir mazeret değil.“ dedi. Bu açıklamasıyla bir yandan Yezidilere yardım ulaştırılmasını savunuyor gibi gözüken Roth’un “PKK’nın varlığından hiç rahatsız olmaması“ dikkati çekti.

Hürriyet gazetesine 21 Nisan 2014’te verdiği röportajda, “PKK’nın siyasi görüşleri hakkında sempati ifade etmek suç olmamalı.“ ifadelerini kullanan Roth’un sözleri, PKK’ya yakın medya kuruluşlarında manşetlerde kendine yer buldu.

- 1993’ten bu yana icra direktörü

1955 yılında doğan Roth, Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Avukatlık yapan ve 1970’li yıllarda insan hakları örgütleriyle çalışan Roth, 1987 yılında İnsan Hakları İzleme Örgütüne katıldı. 1993 yılından bu yana örgütün icra direktörlüğü görevini yürüten Roth, 27 yıldır bu koltukta oturuyor.

Merkezi New York’ta bulunan ve 80’den fazla ülkede faaliyet gösteren HRW’nin 2015 yılındaki bütçesi 65 milyon doları aşmıştı.



Bağışçıları arasında George Soros’un “Açık Toplum Enstitüsü“ ve “Ford Vakfı“ gibi büyük ölçekli kurumların bulunduğu HRW, 2010 yılında Amerikalı milyarder George Soros’un gelecek 10 yılda 100 milyon dolar bağış yapacağını açıklamasıyla önemli bir fona kavuşmuştu.

Soros’un tüm zamanlarda yapmayı taahhüt ettiği en büyük bağış anlamına gelen 100 milyon dolarlık desteğin, HRW’nin politikalarını etkileyip etkilemediği ise ayrıca tartışılmaya değer gözüküyor.