Bağcılar Belediyesi 14’üncü Kadınlar Şurası

21
Nisan
2017
14:10

İSTANBUL (AA) - Bağcılar Belediyesi 14’üncü Kadınlar Şurası’nda, 15 Temmuz darbe girişiminde kadınların cesur duruşu, sivil toplum faaliyetlerine katılımı ve subliminal mesajlardan korunma konuları ele alındı.

Bağcılar Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Bağcılar Belediyesi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen 14’üncü Kadınlar Şurası Halk Sarayı’nda gerçekleştirildi.

Programın oturum başkanlığını gazeteci Esra Elönü yaparken, etkinliğe senarist Ayşe Karaköse, 15 Temmuz gecesini yaşayanlardan Şerife Boz ile İstanbul Kadın ve Kadın Kuruluşları Derneği Başkanı Funda Ozan Akyol konuşmacı olarak katıldı.



Etkinliğin açılışında konuşan Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, 15 Temmuz darbe girişimine karşı duran milletin yeniden silkinerek Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı ruhunu yaşattığını ifade etti.

Darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını paylaşan Şerife Boz, televizyon izlerken köprünün kapatıldığını gördüğünü ve bunu eşiyle paylaştığını söyledi.

Darbe girişimi olduğunu anladıklarını belirten Boz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla, tekbir getirerek oğulları ve torunlarını yanına alıp kamyonla Taksim’e çıktığını anlattı. Boz, “Ben o mahşer yeri gibi yere vatanım, bayrağım ve milletim için gittim. Yine olsun, yine korkmadan giderim. Şehit olmayı çok arzuladım. Ancak, Allah nasip etmedi. Başımı yere vurdum, kolumu incittim. Demek ki herkese şehitlik nasip olmuyor.“ ifadelerini kullandı.

Kadın ve sivil toplum faaliyetleri konusunda bir konuşma yapan Funda Ozan Akyol ise FETÖ’nün çocukları ailelerden kopardığını belirtti.

Ailenin, toplumun kalesi olduğunun altını çizen Akyol, şunları kaydetti:

“Aile kurumunun korunmasına dönük çalışmalar yapmazsak, uygulanan kötü politikalar büyük zarar verir. Ailelerinin ilgi göstermediği çocuklara, uyuşturucu tacirleri ulaşıyor. En küçük bir boşlukta çocukları tuzağa düşürüyorlar. Son zamanlarda bilgisayarda eş cinselliği olumlu gösteren sitelerin sayısı arttı. Aileler çok dikkatli olmalı. Çocuklarını televizyon izlerken yalnız bırakmasınlar.“

Subliminal mesajların tehlikesine de dikkati çeken Ayşe Karaköse de Rusya’nın ve ABD’nin filmler aracılığıyla mesajlar verdiğini ifade etti.

Karaköse, şunları kaydetti:

“ABD’nin Hollywood dünya sineması da kendi film dillerine uyacak şekilde mesajı gizleyerek vermenin yollarını buldu. 25. kareyi kullanıyorlar. Saniyede 24 kare akan bir filmin içinde fazladan bir kare eklenmesiyle 25. kare oluşuyor. Dövüş kulübü filminde bununla ilgili fazlasıyla örnek görebiliyoruz. Amaçları kafalarındaki yeni dünya dedikleri düzeni mesajlarla anlatmak.“