Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Şimşek: (2)

13
Eylül
2017
15:40

(Hazinenin borç limiti) Bütçe açığı ve ekonomiyi desteklemek için aldığımız birtakım tedbirlerin etkisiyle bu sene muhtemelen Bütçe Kanunu“nda öngördüğümüzden daha fazla borçlanacağız’ ’Bugün itibarıyla net olarak borçlanma limiti içinde kalamayacağımız görünüyor’ ’Türkiye“de faizler hakikaten yüksek ama bunu düşürmek için bizim daha çok tasarruf etmemiz, tasarruflarımızı doğru yere yönlendirmemiz lazım’ ’Bir şok yaşamazsak veya Almanya gibi ülkelerle yaşadığımız bu sıkıntılar ekonomide önemli b
ANKARA (AA) - Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Hazinenin borç limitine ilişkin, “Bütçe açığı ve ekonomiyi desteklemek için aldığımız birtakım tedbirlerin etkisiyle bu sene muhtemelen Bütçe Kanunu’nda öngördüğümüzden daha fazla borçlanacağız. Bugün itibarıyla net olarak borçlanma limiti içinde kalamayacağımız görünüyor.“ dedi.

Şimşek, A Haber’de katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Hazine borç limitinin artırılması için bir kanun değişikliğine gidilip gidilmeyeceğinin sorulması üzerine Şimşek, 2009’dan bu yana ilk kez, bütçe açığının ve savunma harcamalarının artması gibi birtakım faktörler nedeniyle Hazinenin borçlanma ihtiyacının Bütçe Kanunu çerçevesinde öngörülen limitin içinde kalamayabileceğini söyledi.

Hazinenin piyasa yapıcılarıyla gerekli iletişimi kurduğunu belirten Şimşek, “Biz yüzde 98 borç çevirme öngörmüştük fakat bütçe açığı gibi faktörlerden dolayı bu sene reel ekonomiyi desteklemek için birtakım tedbirler ortaya konuldu, bunların etkisiyle bu sene muhtemelen Bütçe Kanunu’nda öngördüğümüzden daha fazla borçlanacağız.“ diye konuştu.

Şimşek, henüz net bir rakam ortaya koymak istemediğini, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda (EKK) bütçenin son halini ve genel ekonomik gidişatı değerlendireceklerini ifade ederek, “Ondan sonra da piyasayla bir iletişime gireceğiz ama bugün itibarıyla net olarak borçlanma limiti içinde kalamayacağımız görünüyor.“ değerlendirmesinde bulundu.

- “Büyüme rakamları mucize gibi“

Yılın ikinci çeyreği ve yıl sonuna ilişkin büyüme rakamları beklentisinin sorulması üzerine Şimşek, birinci çeyrekte büyüme rakamlarının beklentilerinin üzerinde geldiğini söyledi.

Öncü göstergeler ve eldeki verilerin ikinci çeyrekteki büyümenin de güçlü olduğunu gösterdiğine dikkati çeken Şimşek, şöyle devam etti:

“Üçüncü çeyrek zaten baz etkisi nedeniyle muhtemelen bir miktar güçlü olacak. Dördüncü çeyreğe ilişkin bugün itibarıyla genel değerlendirme dışında bir öngörüde bulunmak zor. Genel anlamda, yılın tamamı için yüzde 5’e daha yakın görünüyor, şu anda öyle bir trend var. Bir şok yaşamazsak veya Almanya gibi ülkelerle yaşadığımız sıkıntılar ekonomide önemli bir yansıma bulmazsa, turizmdeki ve AB’deki toparlanma dış talebi destekleyici nitelikte, iç talepte de göreceli bir ivme söz konusu. Tabii ki Türkiye çok rahat bir şekilde önümüzdeki 10-15 yılda tekrar yüzde 5-6 büyüme patikasına oturabilir ama bunun ön koşulu var. Bizim gerek rekabet gücümüzü artıracak ve yatırım ortamını daha da iyileştirecek gerekse hukuk sistemimize olan güveni pekiştirecek ilave reformlara ihtiyacımız var.“

Şimşek, katma değer zincirinde yukarı çıkmak için özellikle yatırımları daha çok makine-teçhizata, Ar-Ge’ye, yazılıma yönlendirmek gerektiğini vurguladı.

Şu anda güçlü büyümenin söz konusu olduğunu dile getiren Şimşek, “Bu çok etkileyici. Türkiye gibi 2016’da çoklu şoklara maruz kalmış bir ülke açısından konuşuyorum, bugün yüzde 5’lik büyümeden bahsediyorsak, bu şokları dikkate aldığınız zaman neredeyse mucize gibi.“ dedi.

Türkiye’nin algısını sürekli daha da iyileştirmenin önemine işaret eden Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dışarıda FETÖ ve bölücü terör örgütü, yaşadığımız sıkıntılar nedeniyle verdiğimiz tepkiyi aleyhimize çevirerek, çok ciddi bir algıyı bozma kampanyasına dönüştürmüş durumdalar. Türkiye, gerek performansıyla gerekse yapacağı ilave reformlarla adalet, hukuk sistemine ilişkin algıyı da iyileştirerek, daha fazla küresel yatırım ve dışarıdan daha fazla kalıcı uzun vadeli kaynak çekerek, içerideki kaynakları da makine-teçhizata, yazılıma, Ar-Ge’ye yönlendirecek yeni bir sistem oluşturması lazım. Bir yıllık fırsat çerçevemiz var. Önümüzdeki 1 yılda reform konusunda ivme kazanmak için güçlü çaba içinde olacağız.“

- “Faizleri düşürmek için tasarruf etmek lazım“

Şimşek, faizlerde indirimin söz konusu olup olmadığına yönelik bir soru üzerine de Merkez Bankasının kredibilitesinin çok önemli olduğuna inandığını, bankanın fiyat istikrarı ve makro finansal istikrar çerçevesindeki görevini çok önemsediğini söyledi.

Türkiye’nin kalıcı refah artışını gerçekleştirmesi ve lig atlaması için fiyat istikrarının sağlanması, kalıcı bir şekilde enflasyonun düşük tek haneye indirilmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:

“Bunların sağlanması gerekiyor ki firmalarımız makul düzeyde bir maliyetle çok uzun vadeli bir kaynağa erişebilsin. Bu tavuk-yumurta gibi bir konu. Prensip olarak Merkez Bankasının ne yapması gerektiği konusunda ben yorumda bulunmuyorum. Şu bir gerçek mi, Türkiye’de faizler yüksek mi? Evet. Nasıl düşürülür faizler? Tasarrufları artırarak, katma değeri yükselterek, Türkiye’nin yatırım ortamını iyileştirerek, ülkeye uzun vadeli fonu çekerek. Yoksa Merkez Bankası üzerinden yapacağımız tartışmalarla, yönlendirmeyle kalıcı bir şekilde faizi aşağıya çekemeyiz.“

Şimşek, Türkiye’nin hızlı büyüdüğünü, dolayısıyla fon talebinin yüksek olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Fon talebimiz yüksek ama fon arzımız yani bizim tasarruf oranlarımız ihtiyaca oranla nispeten zayıf, düşük kalıyor. Biz teşhisimizi doğru yapacağız. Türkiye’de faizler hakikaten yüksek ama bunu düşürmek için bizim daha çok tasarruf etmemiz, tasarruflarımızı doğru yere yönlendirmemiz lazım.“ diye konuştu.

(Sürecek)