“Gezi Parkı eylemcisine manevi tazminat“ kararına bozma

11
Ocak
2017
20:25

Ankara Bölge İdare Mahkemesi, Eskişehir“de ’Gezi Parkı eylemleri’ sırasında bir polisin eylemciye orantısız güç kullandığı gerekçesiyle, davacıya 8 bin lira manevi tazminat ödenmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararını bozarak, davayı reddetti Daire, asayişin sağlanması için eyleme müdahale etme, göstericilerin dağıtılması ve gözaltına alınmasına ilişkin zor kullanma yetkisi şartlarının oluştuğunu, uyarılara rağmen dağılmayan eylemcilere karşı polisin müdahalesinin uygun olduğuna hükmetti
ANKARA (AA) - FATİH ÇAKMAK / MUHAMMED ALİ TORUNTAY- Ankara Bölge İdare Mahkemesi, Eskişehir’de “Gezi Parkı“ eylemlerine müdahale eden polisin, eylemciye orantısız güç kullandığı gerekçesiyle, davacıya 8 bin lira manevi tazminat ödenmesine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, davanın reddine karar verdi.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. Dairesi, Eskişehir’de “Gezi Parkı eylemleri“ne katılan bir kişinin emniyet güçlerinin aşırı güç kullanması nedeniyle yaralandığını ileri sürerek, Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’ne açtığı 100 lira maddi, 20 bin lira manevi tazminat davasıyla ilgili dosyayı karara bağladı.

Daire, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkında Kanun’da, bu hakkın kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller ile gerçek ve tüzel kişilerin düzenleyecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yeri, zamanı, usul ve şartları, güvenlik kuvvetlerinin görev ve yetkileri ile yasaklar ve ceza hükümlerinin düzenlendiğini hatırlattı.

Gösteri yürüyüşlerinin kanuna aykırı başlaması halinde, güvenlik kuvvetlerinin olayı en seri şekilde mahallin en büyük mülki amirine haber vererek, gerekli tedbirleri alacağı, topluluğa “dağılmaları, aksi halde zor kullanılarak dağıtılacakları“ ihtarında bulunulacağı ve topluluk dağılmazsa zor kullanılarak dağıtılacakları hükmünün, ilgili kanun maddelerinde düzenlendiği belirtildi.

Daire, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nda polisin asayişi, vatandaşların emniyetini ve mesken masuniyeti koruyacağı, halkın ırz, can ve malını muhafaza edeceği, kanun ve nizamnamelerin kendisine verdiği vazifeleri yapacağı belirtildikten sonra, 2. maddesinde polisin kanunsuz toplantı ve yürüyüşleri dağıtmak ve suçlularını yakalamak için yetkili amir tarafından verilen sözlü emirleri yerine getireceğinin de kurala bağlandığını tutanağa geçirdi.

Kararda, ilgili kanunun “Zor ve silah kullanma“ başlıklı maddesinde ise “polisin görevini yaparken direnişle karşılanması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir. Zor kullanma yetkisi kapsamında direnmenin mahiyet ve derecesine göre, direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedeni kuvvet, maddi güç ve kanuni şartlar gerçekleştiğinde silah kullanılabilir“ hükmünün yer aldığı da hatırlatıldı.

Kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idare tazmininin Anayasa gereği olduğu belirtilerek, idarenin yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olduğu, idari eylem veya işlemlerden doğan zararların hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edildiği, hatırlatıldı.

- Olay sırasında yaşananlar

Dairenin kararında, kolluk kuvvetlerinin toplumsal olaylara müdahalesi sırasındaki eylemleri nedeniyle açılan tazminat davalarında; görev ve yetkinin aşılıp aşılmadığının, orantısız güç kullanılıp kullanılmadığının, işkence ve hürriyeti tahdit gibi bir sonucun doğup doğmadığının saptanması gerektiği belirterek, dava konusu olaya ilişkin şu ifadelere yer verildi:

“Olayda, Eskişehir ilinde Taksim Meydanı Gezi Parkı’nda yapılacak düzenlemeleri protesto amacıyla 31 Mayıs 2013’te saat 18.00’den 1 Haziran 2013 sabahı saat 06.00 sıralarına kadar devam eden eylemlerde, sokak ve caddelerin barikatlar kurularak kapatıldığı, devlet ve şahıs mallarına zarar verildiği, cadde ve sokaktaki tretuvarların tahrip edildiği, araç, iş yeri ve evlerin zarar gördüğü, tramvayın çalışmasının engellendiği, eylemcilerin dağılmaları yönündeki duyurulara aldırmayıp görevlilere direnç gösterdikleri, eylemlerin toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılabilecek alanların dışına taştığı, trafik ve günlük yaşamın normal olarak devamının engellenmesi sonucu kamu düzeninin bozulduğu, davacının bu toplantı ve gösteri yürüyüşüne aktif olarak katıldığı, emniyet görevlileri tarafından gözaltına alınıp savcılığa sevk edildiği anlaşılmıştır.“

- Karar

Dairenin kararında, olayda kolluk görevlilerince asayişin sağlanması için eyleme müdahale etme, göstericilerin dağıtılması ve gözaltına alınmasına ilişkin “zor kullanma yetkisi“nin kullanımına dair şartların gerçekleştiğini, dosyadaki bilgi ve belgelere göre gözaltına alma işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, hürriyeti tahdit durumunun meydana gelmediği gerekçesiyle davalı idarenin tazmin sorumluluğunun oluşmadığı belirtildi.

Olayla ilgili davacının manevi tazminat isteminin kabulüne olanak bulunmadığı ve tazminat isteminin kabulü yolunda verilen ilk derece mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği, ifade edildi. Bu nedenlerle Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. Dairesi, Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nce verilen 8 bin lira manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi kararının bozulmasına hükmetti. Daire, hem 100 lira maddi tazminat isteminin hem de ilgili madde uyarınca davanın reddine karar verdi.

Oy birliğiyle verilen kararın, düzeltme yolunun açık olduğu belirtildi.