Hava Kuvvetleri “mahrem imamları“ davası

20
Ekim
2017
22:00

FETÖ“nün Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki mahrem yapılanmasına ilişkin 76 ’mahrem imam’ ile 81 askeri personelin yargılandığı davada itirafçı U.I, sanık ve avukatların sorularını cevapladı
ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki mahrem yapılanmasına ilişkin 76 “mahrem imam“ ile 81 askeri personelin yargılandığı davada itirafçı U.I, sanık ve avukatların sorularını yanıtladı.

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya sanıklar, avukatları ve yakınları ile Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı avukatları katıldı.

Bir süre FETÖ’nün mahrem hizmetler yapılanmasında hava kuvvetlerindeki subaylardan sorumlu olduğunu belirten tanık U.I, örgütten ayılmadan önce kapatılan İpek Üniversitesinde spor koordinatörü olarak çalıştığını, Aralık 2015’ten sonra örgütteki imamların kendisi hakkında arama kararı çıkartıldığını söylediklerini ve Ankara’dan uzaklaşması gerektiği için Sivas’a ailesinin yanına yerleştiğini kaydetti.

Duruşma sırasında bazı sanıkların, örgüt içinde kullandıkları kod adlarını bilip bilmediğini sorması üzerine U.I, kendisine bağlı olan subayların hepsinin kod adlarını bildiğini ancak başka mahrem imama bağlı olanları sima olarak tanıdığını söyledi. U.I, örgütte kod adı olmayan subay bulunmadığını ifade etti.

Milli Savunma Bakanlığı avukatının “FETÖ’nün eğitim kurumlarında öğretmenlik yapmasına rağmen mahrem yapılanma içerisinde olmayan kişiler var mı?“ sorusu üzerine tanık U.I, “Orada çalışanların yüzde 80’inin haberi yoktur. Birlikte çalıştığım öğretmenler benim ne iş yaptığımı bilmez. Bir okulda 20 öğretmen varsa en fazla 4-5 öğretmen bu işin içindedir. Temiz olarak görünürüz, yasa dışı hiçbir iş yapmadığımız bilinir. Okuldaki diğer öğretmenlerin bu yapılardan haberi olmaz. Söyleseniz inanmazlar size, ’mümkün değil’ derler.“ dedi.

Özellikle devletin stratejik kurumlarına yerleştirmek üzere hazırladıkları çocukların, ileride sorun yaşamamak için FETÖ okullarında okutulmadığını, devlet okullarına veya örgüttün dışındaki özel okullara yönlendirildiğini ifade eden U.I, “Örgütün bir taktiği bu, deşifre olmamak için özellikle subay ve askeri okullara hazırladıkları mahrem kişileri bu yöntemle istihdam eder. Benim mesul olduğum çocukların çoğu bu yöntemle askeri okulara girmiştir.“ diye konuştu.

Duruşmaya öğle arası verildi.