Hayvanları için çığ tehlikesini göze alıyorlar

11
Ocak
2017
20:40

Van“da besiciler, hayvanları için yazın dağların tepelerinde biçip biriktirdikleri ot yığınlarını, kışın zorlu ve tehlikeli bir yolculuğun ardından ağıla ulaştırıyor Besici Ferit Nar: ’Kışın otları hayvanlara ulaştırmak tehlikeli ve heyecanlı bir serüven’ Besici Kadir Karçin: ’En büyük korkumuz çığ altında kalmak ama bu işi de yapmaya mecburuz. Çünkü geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz’
VAN (AA) - NECAT HAZAR / HÜDAYİ GÜMÜŞ - Van’ın Çatak ilçesinde besiciler, hayvanları için yazın dağların tepelerinden biçip biriktirdikleri ot yığınlarını ağıllarına ulaştırmak için her kış zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor.

Sabahın ilk ışıklarıyla, 3 bin 537 metre yüksekliğindeki Kepçe Dağı’na kızaklarla tırmanmaya başlayan besiciler, yer yer 2 metreyi bulan kara bata çıka zirveye ulaşıyor. Besiciler, kızaklara yükledikleri ot balyalarını 3 saat süren zorlu yolcuğun ardından hayvanlarının önüne koyuyor.

Besicilerden Ferit Nar, hayvanlarını beslemek için kış aylarında bu tehlikeli yolculuğa her gün çıkmak zorunda kaldıklarını anlattı.

Oldukça zor şartlarda hayvancılık yaptıklarını belirten Nar, “Binek hayvanlarımız olmadığı için otları kendi imkanlarımızla yaptığımız kızaklarla taşıyoruz. Her gün 8 kilometre yol kat ediyoruz. Kızaklarla ot taşımayı büyüklerimizden öğrendik. Dağda metrelerce kar olduğu için çığ tehlikesi bulunuyor. En büyük korkumuz çığ düşmesi.“ dedi.

Nar, bazen kızak kazalarında yaralananların olduğunu, bu nedenle hızla dağdan inmek zorunda kaldıklarını dile getirdi.

Besicilerden Kadir Karçin de zor şartlara rağmen hayvancılık yapmaya devam ettiklerini vurguladı.

Yaz döneminde biçtikleri otları, sarp kayalıklar ve engebeli arazi koşulları nedeniyle bölgeden getiremediklerini, istifledikleri bu otları getirmek için kar yağmasını beklediklerini ifade eden Karçın, şöyle konuştu:

“Çünkü traktör o bölgeye arazi koşulları nedeniyle çıkamıyor. Biz bu yolculuğu yaparken en büyük korkumuz çığ altında kalmak. Ancak bu işi de yapmaya mecburuz. Çünkü geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz. Dört yüz nüfuslu mahallede 5 bin küçükbaş hayvan bulunuyor. Bunların beslenmesi için otların yüksek yerlerden getirilmesi gerekiyor.“