İSO Meclis Toplantısı

13
Eylül
2017
17:40

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan: ’Sanayinin sürdürülebilirliğini, verimliliğini ve rekabet gücünü koruması için hükümet, sanayiciler ve ilgili tüm aktörler tedbir almalı. Yüksek cari açığın en büyük kaynağı enerji ithalatına karşı yerli ve yenilenebilir enerji teşvik edilmeli’ ’İklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık ve yağış rejimindeki sapmalar sonucu sanayi için en önemli girdilerden biri olan su kaynakları azalıyor. Tedbir alınmazsa sanayi üretimimiz için gerekli suyu bulamayacağımız
İSTANBUL (AA) - İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayinin sürdürülebilirliğini, verimliliğini ve rekabet gücünü koruması için hükümet, sanayiciler ve ilgili tüm aktörlerin tedbir alması gerektiğini belirterek, “Yüksek cari açığın en büyük kaynağı enerji ithalatına karşı yerli ve yenilenebilir enerji teşvik edilmeli.“ dedi.

Bahçıvan, “Küresel İklim Değişikliğinin, Sanayimize Üretim, Sürdürülebilirlik, Verimlilik ve Rekabet Gücü Açısından Etkileri“ ana gündemiyle gerçekleştirilen İSO Meclisi’nin temmuz ayı olağan toplantısında yaptığı konuşmada, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2016 Küresel Risk Raporu’nda, iklim değişikliğinin geçmişe kıyasla en önemli risklerden biri olarak görüldüğünü ifade ederek, geçen hafta İstanbul’da yaşanan sel baskınını hatırlattı.

Afet derecesindeki ani ve güçlü yağışların hayatı olumsuz etkilediğini belirten Bahçıvan, dünyada doğal afetler nedeniyle ortaya çıkan ekonomik zararın 250-300 milyar doları bulduğunu söyledi.

İklim değişikliğine bağlı su krizleri, gıda kıtlığı, sınırlı ekonomik büyüme, göçler ve artan güvenlik risklerinin ekonomiyi olumsuz etkilediğini ifade eden Bahçıvan, doğada yaşanan tahribatın sanayi için çok önemli olan enerji ve ham madde kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını da tehlikeye attığını vurguladı.

Bir yandan kaynakların azaldığını, diğer yandan da enerji başta olmak üzere üretim girdilerinde maliyetlerin arttığını belirten Bahçıvan, “İklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık ve yağış rejimindeki sapmalar sonucu sanayi için en önemli girdilerden biri olan su kaynakları azalıyor. Öyle ki, tedbir alınmazsa sanayi üretimimiz için gerekli suyu bulamayacağımız günler bizi bekliyor olabilir.“ diye konuştu.




- “Doğayı önemseyen üretim radarımıza girmeli“




Erdal Bahçıvan, iklim değişikliğine karşı somut tedbirler almamanın “gelecek nesillere yapılan en büyük haksızlık“ olduğunu ifade ederek, sürdürülebilir yaşam için bütünsel bir zihniyet değişiminin zorunlu olduğunu vurguladı.

Doğayı önemseyen, verimli ve rekabetçi üretimin mutlaka radarlarına girmesi, iklim değişikliğinin beklenen etkilerine her bireyin hazır olması gerektiğini belirten Bahçıvan, sanayinin sürdürülebilirliğini, verimliliğini ve rekabet gücünü koruması için hükümet, sanayiciler ve ilgili tüm aktörlerin tedbir alması gerektiğini söyledi.

Bahçıvan, devamla şunları kaydetti:

“Ülkemizin görece yüksek cari açığının en büyük kaynağı enerji ithalatımızdır. Kullandığımız enerjinin sadece dörtte birinin yerli üretimden sağlandığı düşünüldüğünde yerli ve yenilenebilir enerji teşvik edilmelidir. Sanayimizin de daha düşük enerji yoğun üretim yapması gerekiyor. Teknolojik gelişmeler bu açıdan yeni imkanlar getiriyor. Önümüzdeki yıllarda imalat sektörünü kökten dönüştürecek olan dijital dönüşümün sunduğu nesnelerin interneti, yapay zeka ve büyük veri teknolojileri şüphesiz daha verimli enerji kullanımına olanak verecektir. Kısaca, bilim ve teknoloji, sanayimizin kaynak ve enerji verimliliğini başarmasında kilit noktadır. Sanayimiz, uygun teknoloji ve temiz üretim uygulamaları ile çevresel tehditleri fırsata çevirerek verimliliğini ve rekabet gücünü geliştirmelidir.“




- “İklimle mücadele adil çerçevede sürmeli“




İSO Başkanı Bahçıvan, küresel iklim değişikliğiyle mücadelenin, Türkiye ve diğer ülkelerin rekabet gücünün korunduğu adil bir çerçevede sürdürülmesi gerektiğini belirterek, ABD’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesinin hükümetler arasında yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdiğini söyledi.

İklim değişikliğiyle mücadele ve yenilenebilir enerji kullanımı konusunda Çin ve İngiltere gibi ülkelerden örnekler veren Bahçıvan, “Ancak uluslararası iklim anlaşmasına karşı dile getirilen eleştirileri de görmezden gelmemeliyiz. Dünyada sadece 25 şirket küresel sera gazı salımının yarısından fazlasını, toplam 100 şirket ise gaz salımının yüzde 71’ini gerçekleştiriyor. İklim değişikliğinde bütün ülkelerin aynı derecede sorumlu tutulması büyük bir haksızlık olur. Bugüne kadarki tahribattan sorumlu olan gelişmiş ülkelerin, iklim değişikliğini ileri sürerek sadece gelişmekte olan ülkeleri durdurmak istemesi hakkaniyetli bir tutum değildir.“ ifadelerini kullandı.




- “Eskiden 150 bin yılda olan bir derecelik ısınma şu anda 150 yılda oluyor“




İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da internete “küresel iklim değişikliği“ yazıldığında kutup ayılarının fotoğrafının çıktığını belirterek, “İklim değişikliği kutup ayıları ve buzullarla gündeme geliyor. Bu yüzden onların problemi gibi bir anlayış var. Öyle değil.“ şeklinde konuştu.

“Eskiden 150 bin yılda olan bir derecelik ısınma şu anda 150 yılda oluyor“ diyen Kadıoğlu, Türkiye’de hangi alanların sanayiye açılması, hangi alanlarda tarım yapılması gerektiği konusunda ciddi bir çalışma yapıldığını söyledi.

Isınmayla birlikte kar yağışının yüzde 15 azaldığını ifade eden Kadıoğlu, “Bizim için kar çok önemli. Kar, adeta bir su deposu oluyor, yeraltı suyunu besliyor.“ dedi.

İstanbul’un, sanayi üretiminin yüzde 40’ını karşıladığını belirten Kadıoğlu, olası bir depreme karşı sanayide yer alan makinelerin sabitlenmesi gerektiğini, bunun bir milli güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.

Kadıoğlu, “Afet öncesi harcayacağız 1 TL, size afet sonrası için 4 TL kazandırıyor. Yani afet öncesi önlem için harcamadığınız her 1 TL için 4 TL harcamanız gerekiyor.“ ifadelerini kullandı.