SON DAKİKA

Şiilik-sünnilik

7. Şiilik ve Sünnilik Hz. Muhammed’in Yerine Kimin Geçeceği Sorunu Çerçevesinde Patlak Vermiştir
 
Hz. Muhammed kızı Fatma’yı Ali’yle evlendirmiştir.
 
Hz. Muhammed son veda haccında ümmetine:  
“Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır. Canı canımdan, kanı kanımdan, nefesi nefesimden. Her kim ki Ali’ye kötülük yaparsa bana kötülük yapmış sayılır.” demiştir. (Erdoğan 2: 29)
Diğer taraftan Hz. Peygamber onunla olan yakınlığını, iki kardeş peygamber olan Musa ile Harun’un yakınlığına benzetmiştir. (Özbay-Reca 2009: 116)
 
 
Bu kendinden sonra Ali’nin halife olma arzusunu ortaya koyar.  
 
Ancak ölümünün ardından, kayınpederi Ebubekir kendisi halife olur. Arkasından Ömer ve Osman.  
Osman’dan sonra Ali nihayet halife olur. Ancak bıçaklanarak öldürülür. Yerine geçen oğlu Hasan yerini Muaviye’ye terk etmek zorunda kalır.  
 
Ali-Fatma’nın diğer oğlu Hüseyin, Kerbela vadisinde şehit edilir. Üçüncü meşru imam Hüseyin’in şehit edilmesiyle zulüm artar...3
 
Dördüncü İmam olarak Hüseyin’in oğlu Ali Zeynel Abidin kabul edilir. Onun oğlu Muhammed Bekir beşinci. Altıncısı Cafer-i Sadık... en sonuncu, on birinci İsmail...  
Şiiler On İki İmam’a (Hz. Ali ve on bir ardılı) ya da “ehli beyt”e inanırlar. On ikinci imamın ölmediğini, adaleti hakim kılmak için bir gün (Mehdi) olarak yeryüzüne geri döneceğine inanırlar4. Mehdi de İsmail’in soyundan olacaktır. Sünniler bu anlayışa karşı çıkarlar:  
 
“Ali normal bir halifedir ve imamların namazı yönetmek dışında bir işlevi yoktur, tek Peygamber vardır” derler.

 

Hilafetin Ali’ye vasiyet edildiği iddiasında olanlar (Ebu Bekir, Ömer ve Osman’ın karşısında olanlar) ayrı bir taraf olurlar. Onlara Ali taraftarı anlamında “Şia” veya “Alevi” adı verilir.  
 
Türkler “Alevi” kelimesini tercih eder. Zaten Anadolu Aleviliği İran Aleviliğinden farklıdır. Anadolu Aleviliğinde Hz. Ali iyiliğin ve erdemin sembolü olarak kabul edilir. “Eline, beline, diline sahip ol” anlayışı onlara aittir.
 
 
 
8. Türklerin Bölgeye Gelmeleri ve Selçuklu Devletini Kurmaları
 
 
Oğuzlar İran’a doğru yaklaşmaktadır. İran-Türk çatışmaları başlar. Bu çatışmalardan birinde Sakaların büyük komutanı Alp Er Tunga İranlı Zoloğlu Rüstem Paşa ile yaptığı savaşta şehit olur (715).  
Aşağıdaki ağıt Alper Tunga için yakılır:
 
Alp Er Tunga öldi mü?
Isız ajun kaldı mu?
Ödlek öçin aldı mu?
Emdi yürek yırtılur.
 
Ödlek yırag közetti.
Oğrun tuzağ uzattı.
Begler begin azıttı.
Kaçsa kah kurtulur?…
 
(Günümüz Türkçesi)
 
Alp Er Tunga öldü mü?
Dünya sahipsiz kaldı mı?
Korkak öcünü aldı mı?
Şimdi yürek yırtılır.
 
Felek yarar gözetti.
Gizli tuzak uzattı.
Beylerbeyini kaptı.
Kaçsa nasıl kurtulur?
 
Beğler atlarını yordular.
Kaygı onları durdurdu.
Benizleri yüzleri sarardı.
Safran sürülmüş gibi oldular.
 
Erler kurt gibi uludular.
Hıçkırıp yaka yırttılar.
Kısık seslerle haykırdılar.
Ağlamaktan gözleri kapandı.
 
Gönlüm içten yandı.
Yetmiş yaş yaşlandı.
Geçmiş zaman arandı…

 

Konya Namaz Vakitleri
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı